hakka davet, davet hakkka, hakka davet sitesi, hakka sitesi davet, davet sitesi hakka, namaz, namaz ile ilgili bilgiler, taharet, tasavvuf, tasavvuf nedir, abdest, abdest nedir, abdestin farzları, abdestin sünnetleri, itikat, temel itikat bilgileri, allahın sıfatları Hakka Davet - Namaz Nasıl Kılınır?
   
  Hakka Davet
  Namaz Nasıl Kılınır?
 



Namaz Nasıl Kılınır?

Namazın şartlarını, farzlarını ve vaciblerini, sünnetlerini ve adaplarını anlattıktan sonra, bütün bu hususlara uyarak, namazın nasıl kılındığını anlatmakta yarar görüyoruz. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız, sizler de öyle kılınız." (Buhari)
   Namaz kılacak olan bir kimse, ilk olarak namazın şartlarından avret yerini örter, beden, elbise ve namaz kılacağı yerin temiz olup olmadığını kontrol eder. Sonra kıbleye yönelerek niyet eder, ellerini kaldırarak iftitah tekbirini: "Allah-u Ekber" diyerek alır. Tekbir aldıktan sonra, Hanefi olanlar sağ eil ile sol elin bileğini kavrayıp göbeğinin altında bağlar. Şafii olanlar ise göbeklerinin üzerinde bağlarlar. 
   Ellerini kaldırmadan tekbir almak, sünnete uygun değildir. Ancak herhangi bir zaruretten dolayı ellerini kaldıramayanlar müstesnadır. Ellerinin sadece birisini kaldırabilen kimse de bununla yetinir. Namaz kılmak için tekbir alan kimse, bundan sınra secde edeceği yere bakar. Ve Hanefiler: "Subhâneke" duasını okur. (Şafii mezhebine mensup olan kimseler ise: "Veccethu" duasını okurlar.) 
   Daha sonra gizli olarak Eûzu yani; "Eûzu billahi mineş-şeytanirracim" (Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım.) denilir. Sonra yine, kendi duyacağı bir sesle Besmele yani; "Bismillahirrahmanirrahim" denilir. (Rahman ve Rahim Allah'ın adı ile başlarım.) 

Daha sonra da Fâtiha okunur. Fâtiha'nın sonundaki "veladdâlin" lafzindan sonra "âmin" der. Fâtiha'dan sora bir sure veya bu surenin yerini tutacak en az üç ayet okunur. Tekbir getirip rükûya eğilir. (Şafii olanlar rükûya eğilirken, ellerini içleri kıble tarafına gelecek şekilde göğüs hizasına kaldırırlar.)

Rükû sırasında eller, parmakları ile normal bir şekilde açık olarak diz kapaklarına yerleştirilir ve sırt düzgün bir şekilde tutulup baş ile kuyruk sokumu aynı seviyede bulundurulur. Dizler düzgün ve dik olarak tutulur. Dirsekler vücuttan uzaklaştırılır.

Rükû esnasında Hanefiler üç defa "Subhâne Rabbiye'l Azîm" (Ey büyük Rabb'im! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.) der. Şafiiler "ve bihamdihi" (Ve hamd ederim.) cümlesini de eklerler. 
 
Daha sonra kişi, başını rükûdan "Semi'allâhu limen hamideh" (Allah kendisine hamd edenleri işitti.) diyerek kaldırır. İmama uyan kişi sadece: "Rabbenâ leke'l hamd" (Ey Rabbımız! Her çeşit hamd ancak sanadır.) der. 
  Şafii mezhebine göre; imam gibi cemaat de her iki cümleyi de söyler ve ellerini rüku'ya giderken kaldırdığı gibi terkar kaldırır.  
  Rükûdan kalkıldığı zaman, ayakta durup beli tam doğrultmak sünnettir. Rükûdan kalkıp bel doğrulduktan sonra, tekrar tekbir getirilerek secdeye varılır. Secdeye varıldığında, önce dizler, sonra eller ve son olarak da burun ve alın yere konulur. Hanefilere göre, yüz, iki elin arasına konulup dirsekler gövdeden, karın ise uyluklardan uzaklaştırılır. 
   Şafiilere göre ise eller omuz hizasında bulundurulur. 
   Daha sonra tekbir getirilip baş secdeden kaldırılır. İki secde arasında, bütün azaları hareketsiz olacak şekilde oturulur. Bu oturma esnasında sol ayak yatırılıp sağ ayak dikilir (Şafiiler dikmez) ve eller uyluklar üzerine konulur. Sonra tekbir getirilip ikinci secdeye varılır. Secdede üç defa "Subhâne Rabbiye'l a'lâ" (Ey Yüce Rabb'im! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.) denilir. 
  Şafiiler "ve bihamdihi" cümlesini de ilave ederler. 
  Daha sonra yine tekbir getirilerek ikinci rekâta kalkılır. Hanefi mezhebine göre, ayağa kalkarken iki ayağın üzerine kalkılır. Kalkmadan önce oturulmaz ve iki el ile yere dayanılarak kalkılmaz. Fakat bir zaruretten dolayı kalkmakta bir zorluk çekilirse, bu takdirde yere dayanılarak kalkılabilir. 
  Şafii mezhebinde ise kısa bir istirahat oturuşu yapılır ve iki el ile yere dayanılarak kalkılır. 
  İkinci rekât için ayağa kalkıldığı zaman, Hanefiler sadece Besmele, Şafiiler ise Eûzu-Besmele çeker. Fâtiha ve bir sure veya bir kısım ayet okunur. Birinci rekâtta kıraatin ikinci rekâtın kıraatından uzun olması menduptur. Daha sonra, aynen birinci rekâtta olduğu gibi rükû ve secde yapılır. 
 Teşehhüd için oturulduğu zaman, Ettahııyatu okunurken, Hanefi olanlar: "Lâ ilâhe" derken sağ elin işaret parmağını kaldırır: "İllellâh" derken indirirler. 
  Şafiiler ise: "İllellah" derken işaret parmağını kaldırır, selam verinceye kadar veya ayağa kalkıncaya kadaar onu hareketsiz bir şekilde öyle tutarlar. 
  Eğer namaz üç rekâtı bir farz namaz ise sadece tekbir getiriip kalkılır ve sadece Fâtiha okunur, rükû ve secde yapılarak teşehhüd miktarı kadar oturulur. Teşehhüd, salavatlar ve dua okunur, selam verilir. Eğer dört rekâtlı bir namaz ise iki rekât daha kılıp teşehhüd yapıldıktan sonra selam verilir. 
Kaynak: Büyük İslâm İlmihâli
Muelif: Seyda Muhammed Konyevi (k.s) Hazretleri




 

 
  Bugün 1 ziyaretçi (63 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=