hakka davet, davet hakkka, hakka davet sitesi, hakka sitesi davet, davet sitesi hakka, namaz, namaz ile ilgili bilgiler, taharet, tasavvuf, tasavvuf nedir, abdest, abdest nedir, abdestin farzları, abdestin sünnetleri, itikat, temel itikat bilgileri, allahın sıfatları Hakka Davet - Namaz Vakitleri
   
  Hakka Davet
  Namaz Vakitleri
 

Namaz Vakitleri

Sabah Namazının Vakti: İkinci fecrin doğuşundan, güneşin doğuşuna kadar olan zamandır. İkinci fecir, sabaha karşı doğu tarafında, ufuktan yayılmaya başlayan aydınlıktan ibarettir. Bununla beraber sabah vakti gerçek olarak girmiş olur ki buna: "fecr-i sâdık" denir. 

Bunun karşılığı birinci fecirdir. Gökyüzünde iki tarafı karanlık dörtgen bir çizgi şeklinde beliren bir beyazlıktır. Bu beyazlık, az bir zaman sonra kaybolur. Arkasından bir karanlık gelir. Bundan sonra ikinci fecir meydana gelir. Birinci fecir, sabah vaktinin gerçekten girdiğini göstermediğinden ve yalancı bir aydınlık olduğundan, fecr-i kâzip (yalancı fecir) adı verilir. 

Bu fecir gece hükmündedir. Onun için bu vakitle ne yatsı vakti çıkmış olur, ne de sabah vakti girmiş olur. Bundan dolayı, bu vakit içinde yiyip içmek de oruç tutan kimseye haram olmaz. 

Hanefi mezhebine göre, sabah namazını ortalık açılıp ağardığı zaman kılmak müstehab olduğu gibi daha faziletlidir. 
Şafii mezhebinde ise sabah namazını vaktin ilk vaktinde kılmak müstehaptır. 
Öğle Namazının Vakti: Öğle namazının vakti, güneşin tam tepe noktasına geldikten sonra, batıya doğru meyletmesiyle başlar. Güneşin tam tepeden batıya meyletmesi zamanına "fey-i zevâl" (gölgelerin oluşması) denir. 

Öğlenin vakti; fey-i zevâl'den başlayarak, her şeyin gölgesinin iki misline çıktığı zamana kadar devam eder. Öğlenin son vaktine "asr-ı sâni" denir. Bu göürüş, İmam-ı Azam'a göredir. Ebu Yusuf ile İmam Muhammed'e göre, Fey-i Zevâl'den başlayarak, her şeyin gölgesinin, kendisinin bir misline ulaşınca öğle namazınn vakti çıkmış ve ikindi namazının vakti girmiş olur. Bu zamana da "asr-ı evvel" denir. Bu itilaftan kurtulmak için, daha önce tarif edilen Asr-ı Sâni'ye kadar öğle namazını geçiktirmemelidir. 

Yaz mevsiminde, öğle namazını biraz serinlik çıkıncaya kadar geçiktirmek, kış mevsiminde de ilk vaktinde kılmak müstehaptır. 

Cuma namazının vakti, aynen öğle namazının vaktidir. 

İkindi Namazının Vakti: İkindi namazının vakti, yukarıda açıklanan iki görüle göre, öğle namazının çıkışından, güneşin batışına kadar olan zamandır. 
  Yaz mevsiminde, ikindi namazını da güneşin rengi henüz değişmeyeceğği bir vakte kadar geciktirmek müstehaptır. Güneşin bu değişmesinden maksat, güneşin, gözleri kamaşırmayacak bir duruma gelmesidir.

Akşam Namazının Vakti: Akşam namazının vakti, güneşin batmasından başlayıp şafağın kaybolmasına kadar devam eden zamandır. Şafak, İmam-ı Azam'a göre, akşamleyin ufuktaki kızartıdan sonra meydana gelen beyazlıktır. Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ile Şafii mezhebine göre ve İmam-ı Azam'dan diğer bir rivayete göre; şafak, ufukta meydana gelen kızartıdır. Bu kızartı kayboulunca, akşam namazının vakti çıkmış olur.
   Akşam namazını, ilk vaktinde kılmak müstehaptır. Akşam namazının vakti dar olduğundan onu geçiktirmek uygun olmaz. Bu namazı kızartının kaybolmasına kadar geciktirmemelidir. 

Yatsı Namazının Vakti: Yatsı namazının vakti, yıkarıda açıklanan iki görüşe göre, şafağın kaybolmasından başlayıp ikinci fecrin doğuşuna kadar devam eder. Fecir doğunca yatsı namazı bitmiş olur. Yatsı namazını gecenin üçte birine kadar geciktirmek müstehaptır. Gece yarısına kadar geciktirilmesi ise mübahtır. İkinci fecrin biraz öncesine kadar geciktirmek bir özür olmadıkça mekruhtur. 

Vitir Namazının Vakti: Vitir namazının vakti, yatsı namazının vaktidir. Ancak vitir konusu ile ilgili bir emirden dolayı, vitir namazı yatsıdan sonra kılınır. Vitir namazının bu şekilde olması, İmam-ı Âzam'a göredir. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'e göre, vitir namazının vakti, yatsı namazının kılınmasından hemen sonra başlar. Bu ayrılık üzerine şöyle bir mesele ortaya çıkar. 
   Bir kimse yatsı namazını kıldıktan sonra elbisesini değiştirip başka bir elbise ile vitir namazını kılsa, önceki elbisesinin temiz olmadığı anlaşılsa, İmam-ı Âzam'a göre, yalnız yatsı namazının yeniden kılınması gerekir. Diğer iki imama göre ise her iki namazı tekrar kılmak gerekir. Çünkü vitir namazı vaktinden önce kılınmış olur. 
   Vitir namazının en makbul zamanı, seher vakti denilen, gecenin son üçte biridir. Zira bu vakit, meleklerin ve Cenâb-ı Hakk'ın rahmetinin yeryüzüne ziyadesi ile indiği mübarek bir zamandır. Şayet bir kimsenin, uykudan uyanacağına güveni yoksa, uyumadan evvel vitir namazını kılmalıdır. Eğer uyanacağından emin ise vitir namazını gecenin sonuna kadar geciktirmesi daha faziletlidir. Eğer gece teheccüt veya teravih namazı kılınırsa vitir namazını bunlardan sonra kılmak sünnettir. 

Teravih Namazının Vakti: Teravih namazının vakti, sahih kabul edilen görüşe göre; yatsı namazından sonradır, sabah namazının vaktine kadar devam eder. Hem vitirden önce hem de vitirden sonra kılınabilir. Fakat yatsı namazı kılınmadan teravih namazı kılınmaz. Kılınacak olursa, tekrar kılınması gerekir. 

Bayram Namazlarının Vakti: Bayram namazlarının vakti, sabahleyin güneş yükselip kerahet vakti çıktıktan itibaren başlar ve güneşin istiva (tam ortada bulunma) zamanına kadar sürer. 
   Ramazan bayramı namazı, bir özür sebebiyle birinci gününün istiva zamanına kadar kılınamazsa, ikinci günün istiva zamanına kadar kılınır. Özür devam etse bile üçüncü gün kılınmaz. 
   Kurban bayramı namazı ise bir özürden dolayı birinci gün kılınamzsa ikinci gün kılınır. İkinci gün de bir özür sebebiyle kılınamazsa, üçüncü gün kılınır. Bir özür olmaksızın bayram namazlarını ikinci veya üçüncü güne bırakmak yanlıştır. Bu bayram namazlarını istiva zamanında veya istivadan sonra kılmak, kesinlikle caiz değildir. Kaza da edilemezler. 

Kaynak: Büyük İslâm İlmihâli
Muelif: Seyda Muhammed Konyevi (k.s) Hazretleri


 

 
  Bugün 23 ziyaretçi (48 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=