hakka davet, davet hakkka, hakka davet sitesi, hakka sitesi davet, davet sitesi hakka, namaz, namaz ile ilgili bilgiler, taharet, tasavvuf, tasavvuf nedir, abdest, abdest nedir, abdestin farzları, abdestin sünnetleri, itikat, temel itikat bilgileri, allahın sıfatları Hakka Davet - Namazın Farzları
   
  Hakka Davet
  Namazın Farzları
 

  Namazın Farz Olmasının Şartları
 
Namaz; müslüman büluğ çağına ermiş ve akıllı olan herkese farzdır. Dolayısıyla namazı farz olma şartı üçtür: 
  1- Müslüman Olmak: Dört mezhebe göre, Allah-u Zülcelâl'in varlığını, birliğini tanıyıp O'na teslim olmayan ve son peygamberi Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi vesellemin peygamberliğini kabul etmeyen, yani kısaca müslüman olmayan kimseye farz değildir. Kâfir bir kimse müslüman olunca, geçmiş namazlarını kaza etmesi ittifakla gerekmez. 
    Mürtede gelince, Hanefi mezhebine göre, kâfir olan kimselerde olduğu gibi, mürtede de kaza etmek gerekmez. Şafii mezhebine göre, ona ceza olması için İslam'a girdikten sonra, mürtedlik durumundan namazlarını kaza etmesi gerekir. 
  2- Büluğ çağına girmiş olmak: İttifakla büluğ çağına ermemiş çocuğa namaz farz değildir. Fakat ister erkek olsun ister kız, alıştırmak için namaz kılmaları emredilir. 
   Sebra radıyallâhu anhudan rivayetle, Hz. Peygamber sallâhu aleyi vesellem şöyle buyurmuştur: "Çocuk, yedi yaşına gelince namaz kılmasını emrediniz. On yaşına gelir de kılmazsa dövünüz." (Tirmizî, Mevâkit, 182; Ahmed b. Hanbel, II, 180 - 187; Ebu Davud, Namaz, Bab)
  3- Akıllı olmak: Hanefi ve Şafii mezheblerrine göre deli, bunak ve benzeri kimselere namaz farz değildir. Ancak bu gibi kimseler vaktin geri kalan kısmından ayrılırsa o takdirde bu namazı kılmakta sorumludurlar. Hayız ve nifaz gören kadınlardan bu durumlarda namaz istenmez. Sarhoşa kılmadığı namazları kaza etmek farzdır. Uyku halinde namaz kılmayan kimseye, bu namazları kaza etmek farz olup, vakti dar olduğu zaman, uykuda bulunan kimseyi uyandırıp durumu ona haber vermek vaciptir. (Meraki'l-Felah, 28; Muğni'l-Muhtac, 1/130; el-Mühezzeb, 1/53)
 Yine bir kimsenin, uyuyan kişiyi gece banazu veya sahur için uyandırması müstehaptır. Sabah vakti girdiğinde, güneşin doğmasından önce, yatsı namazı girmeden önce, ikindi vakti namazdan sonra, yalnız başına uyuyanı, yüzü göğe doğru sırt üstü uyuyan kadını, yüzükoyun yatmakta olan erkeği, uyandırmak vaciptir.
Namaz Vakti Esnasında Mani ve Özürlerin Kaybolması
 
Namazın farz olmasına mani olan şeyler ortadan kalkınca mesela, çocuğun büluğ çağına girmesi, delinin ayılması, hayız ve nifaz hallerinin sona ermesi veya kâfir bir kimse Müslüman olunca ve Şafii mezhebine göre ezhar olan (tercih edilen) görüşe göre; vakitten iftitah tekbiri alacak kadar veya daha fazla bir zaman geride kalırsa bu namazın kaza edilmesi vacip olur. Çünkü Hanefi mezhebinin dışındaki üç mezhebe göre, vakti içinde engeli ortadan kalkıp başkası ile cem edilmesi mümkün olan namazın kaza edilmesi vaciptir. 
  Yine, Şafii mezhebine göre, ikindi vaktinin sonunda iftitah tekbir alacak bir zamanda engel kaybolursa, öğle namazını kaza etmek vaciptir. Eğer engel, yatsı vaktinin sonuna kadar ortadan kalkarsa akşam namazını kaza etmek vacip olur. Çünkü öğle ile ikindi namazının vakitleri ile akşamla yatsının vakitleri sefer bakımından birleşmektedir. Zaruret hallerind bunların birleşmesi ise kazaya kalıp kılınmamasından daha iyidir. Bu hüküm Şafii mezhebine göredir. Fakat Hanefi mezhebinde böyle bir şey yoktur. Ancak, namazın kazaya kalma tehlikesi bulunduğu zaman, Hanefi mezhebine mensup bir kişi, Şafii mezhebini taklit ederek namazını kılabilir. 
  Şafii mezhembinde namazı birleştirme, sadece sefer zamanına mahsus bir durumdur. Mukim olan şahıslar, namazlarını birleştiremezler. 
  Hanefi Mezhebine Göre Namazın Sıhhatinin Şartları
 
Hanefi mezhebine göre, namazın farzları on iki tanedir. Bunlardn altısı namaza başlamadan önce yapılması gereken farzlardır, diğer altısı da namazın başlangıcından itibaren yapılması gereken farzlardır. Namazın dışındaki farzlara "şart", içindeki farzlara ise "rükun" denir. 
  Namazın dışındaki şartlar: 

  1. Hadesten Taharet
  2. Necasetten Taharet
  3. Setr-i Avret
  4. İstikbal-i Kıble
  5. Vakit 
  6. Niyet
Namazın rükunları: 
  1. İftitah Tekbiri
  2. Kıyam
  3. Kıraat
  4. Rükû
  5. Sücud
  6. Kade-i Ahire (Son Oturuş)
 
Hanefi Mezhebine Göre Namazın Dışındaki Şartlar
 
Hanefi mezhebine göre, namazın dışındaki şartların açıklaması:
 1- Hadesten Taharet
 Gusletmesi gereken kişinin (cünüp, hayız ve lohusanın) gusletmesi ve abdesti olmayan kimsenin de namaz için abdest almasıdır. İster fars, ister nafile, ister tilavet secdesi, ister şükür secdesi olsun her namaz için hadesten temizlenmiş olmak şarttır. Bu bulunmadıkça namaz sahih olmaz. 
 2- Necasetten Taharet
 Namaz kılacak kimsenin vücudunda, elbisesinde veya namaz kılacağı yerde bulunan ve namaza engel olacak derecedeki necaseti temizlemektir. 
  • Namazı bozan pisliğin, ayakların konduğu yer ile dizlerin konacağı yerde olması gerekir. Bunların dışındaki yerlerin pis olması namazı bozmaz.
  • Bir kimse namaz kılarken affedilmeyecek kadar kadar pisliği taşıdığı halde, bilmeyerek namaz kılsa, namazı batıl olup kaza ediilmesi gerekir. Çünkü namazın kılınmasında temizliğin bulunması şarttır. 
  • Elbisedeki pisliğin nerede olduğu bilinmediği zaman, elbisedeki herhangi bir yeri yıkamak yeterlidir. Bu şekilde elbise temizlenmiş olur.
  • Bir kimse necis olan bir yer üzerine bir yaygı yaysa be üzerinde namaz kılsa, ittifakla namazı sahihtir. Hatta Hanefi mezhebine göre, alt kısmı necis olan fakat üst yüzeyi temiz olan bir keçe üzerinde namaz kılmak da caizdir.
  • Temizlenebilir cinsten olmak şartı ile ağır necaset sayılan pisliğin katı olması halinde, ağırlığı bir miskal (2.17 gram)dan fazla, sıvı olması halinde ise bir el ayası genişliğinden fazla olursa, bu durumda namaz kılmak caiz değildir. Belirtilen miktarlardaki necaset ise namaza engel olmaz. Bağışlanmış olmasına rağmen az necasetle kılınan namaz, meşhur görüşe göre tahrimen mekruhtur.
  • Eti yenen hayvanların hafif idrarı gibi hafif necasetin, vücut veya elbisenin dörtte birinden daha az bir yere bulaşması halinde namaza bir zarar gelmez. Bu miktarlardan daha fazla bir hafif necasetin, vücuda veya elbiseye bulaşmış olması halinde, kılınan namaz caiz olmaz. Ebu Yusuf'a göre bu tür necaset, enine boyuna bir karış miktarı (yaklaşık 400 cm. kare), bir elbisede veya vücutta bulunursa, bununla namaz kılmak sahihtir. Necaset alanı daha fazla olursa, sahih değildir. 


 
  Bugün 23 ziyaretçi (83 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=