hakka davet, davet hakkka, hakka davet sitesi, hakka sitesi davet, davet sitesi hakka, namaz, namaz ile ilgili bilgiler, taharet, tasavvuf, tasavvuf nedir, abdest, abdest nedir, abdestin farzları, abdestin sünnetleri, itikat, temel itikat bilgileri, allahın sıfatları Hakka Davet - Teravih Namazı
   
  Hakka Davet
  Teravih Namazı
 
TERAVİH NAMAZI
Hanefi ve Şafii mezheblerinin meşhur görüşüne göre, teravih namazı yirmi rekattir ve sünnet-i müekkededir. (el-Fıkh ala el-Mezahip, el-Arba'a, 1/342) Nitekim Abdullah İbn-i Abbas radıyallâhu anhunun rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem Ramazan-ı Şerif ayında, yirmi rekât teravih namazı ve vitir namazı kılardı. (Beyhaki, Taberani) Ayrıca, Hz. Ömer radıyallâhı anhu ve daha sonraki halifelerin de uygulamaları bu şekilde olmuştur.
    Ebu Abdurrahman şöyle anlatmıştır: "Bir Ramazan gecesi, Hz. Ömer radıyallâhu anhu ile beraber mescide çıktım. Bir de bakık ki, insanlar yalnız ve dağınık topluluklar halinde teravih namazı kılmaktalar. Kimisi kendi başına kılıyor, kimisi de birbirlerine uyarak kılıyorlardı. Hz.Ömer: 'Ben zannediyorum ki, bu dağınık olarak namaz kılan insanları, bir tek okuyucu imamın arkasında toplarsam daha faziletli olacak!' dedi. Sonra buna kat'i olarak karar verdir. Ve akabinde o insanları Ubeyy bin Ka'b radıyallâhu anhunun arkasında topladı. Böylece teravih namazı cemaatle kılınmaya başladı. Sonra, diğer bir gece, yine Hz. Ömer radıyallâhu anhu ile beraber mescide çıktım. İnsanlar okuyucu imamlara uyup namaz kılıyorlardı. Hz. Ömer bu manzarayı görünce: 'Teravih namazının böyle cemaatle kılınması, ne güzel oldu.' dedi." (Buhari, Beyhaki)
   Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Benim sünnetime ve benden sonra gelen Hulefa-i Raşidinin sünnetine yapışınız." (Tirmizi, Ebu Davud) İbn-i Hacer; Hulefa-i Raşidin devrinde kılınan teravih namazının yirmi rekât olduğuna sahabelerin icması vardır demiştir. (Fethü'l-Bari 4/294-299) Bununla birlikte bazı hadis âlimleri ise Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellemin ramazanda teravihi, sekiz rekât olarak kıldığını tespit etmişlerdir. 
  Sonuç olarak, Hz Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem birkaç gece sahabelere cemaatle namaz kıldırmıştır. Fakat ümmetine farz kılınır düşüncesi ile cemaati bıraktıklarını bildirerek, herkesin evinde tek başına kılmasını emretmiştir. 
  Cemaatle teravih namaz kılınmas, Hz. Ömer radıyallâhu anhu devrinde başlamıştır. Çünkü Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellemin vefatı üzerine, artık farz kılınmak gibi bir endişe kalmamıştı. Teravih namazının rekât sayısı da Sahabeler arasında yirmi rekât olarak karar kılınmıştır. Tabiin devrinde de teravih namazı yirmi rekât olarak kılınmıştır. Ulema'nın cumhuru da bu görüştedir. 
   Ebu Yusuf, İmam-Azam'a teravih namazının hükmünü sorunca, İmam-ı Azam, Ebu Yusuf'a şu şekilde cevap vermiştir: "Teravij namazı hiç şüphesiz sünnet-i müekkededir. Hz. Ömer radıyallâhu anhu bu namazın cemaatle ve yirmi rekât kılınmasını, ne şahsi içtiyadı ne de nefsinden çıkarmıştır. Elbette Hz. Ömer radıyallâhu anhu bunu kendisince masum olan bir Asl-ı Şer'iyye ve bir vasiyeti Nebevi'ye dayanarak emretmiştir." (el-İhtiyar, 1/68)

Teravih Namazı İle İlgili Hükümler
  1. Hanefi ve Şafii mezheblerine göre, teravih namazında imam kıraatı açıktan yapar. Teravih namazının cemaatle kılınması, tek başına kılınmasından daha faziletlidir. 
  2. Hanefi mezhebine göre, her iki rekâtta bir selam vermek suretiyle, on selam ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rekâtta bir selam vermek de caizdir. Sekiz, on, hatta yirmi rekâtta bir selam vererek kılmak da kerahetle birlikte caizdir. Şafii mezhebine göre iki rekâtta bir selam verilir. Bunun için ödrk rekâtta bir selam veren Hanefi bir imama uyulmaz. 
  3. Hanefi mezhebine göre, teravih namazının vakti, Ramazan ayında yatsı namazından sonra, sabaha kadar devam eden vakittir. Teravih namazı, bitirden önce olduğu gibi bitir namazından sonra da kılınabilir. Kılınamayan bir teravih namazı kaza edilmez. Eğer kaza edilirse bu teravih namazı olmaz, müsteahp bir namaz olur. Çünkü kaza vitir gibi vaciplere mahsustur. Şafii mezhebine göre, teravih namazının vakti, yatsı namazı kıldıktan sonra başlar ve fecre kadar devam eder.
  4. Hanefi ve Şafii mezheplerine göre, teravih namazının vakti yatsı namazından sonra başlar. Bu bakımdan, yatsı namazı kılınmadan önce teravih namazı kılınmaz. Buna göre bir kimse, İmam yatsı namazını kıldırıp teravih namazına başlamış olduğu esnada camiye gelse, evvela yatsı namazını kılar. Sonra teravih namazını kılmak için imama uyar. Noksan kalan rekâtları da kendi başına tamamlar.
  5. Hanefi ve Şafii mezheplerine göre, teravih namazı Ramazan-ı Şerif ayının bir sünnetidir. Orucun bir sünneti değildir. Bu hakımdan hastalık veya seferilik gibi bir sebeple oruç tutamayan kimselerin de teravih namazını kılmaları sünnettir. 
Kaynak: Büyük İslam İlmihâli
Müellif: Seyda Muhammed Konyevi (k.s) Hazretleri






 


 
 

 
  Bugün 23 ziyaretçi (62 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=