hakka davet, davet hakkka, hakka davet sitesi, hakka sitesi davet, davet sitesi hakka, namaz, namaz ile ilgili bilgiler, taharet, tasavvuf, tasavvuf nedir, abdest, abdest nedir, abdestin farzları, abdestin sünnetleri, itikat, temel itikat bilgileri, allahın sıfatları Hakka Davet - Sihir (Büyü)
   
  Hakka Davet
  Sihir (Büyü)
 

SİHİR (BÜYÜ)

Sihir, sebebi gizli ve ince olan şey demektir. Türkçede buna büyü deniliyor. Bunu sanat haline getirene de sihirbaz denir. Sihrin değişik yolları ve pek çok çeşitleri vardır.

      Sihri, helal olduğuna inanarak yapmak küfürdür. İslam dini, sihri yasaklamıştır. Sihirbazların kötü ruhlu insanlar olduklarını, dünyada da ahirette de perişan olacaklarını bildirmiştir. Nitekim bir ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur: “Büyücü, nereye varırsa iflah olmaz.” (Taha; 69)

     Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Helake sürükleyen yedi şeyden sakının, bunlardan biri de sihirdir.” (Buhari, Müslim)

      İslam dini, sihri inkâr etmemiş, fakat yasaklamıştır. Kur’an-ı Kerim; Bakara suresinin yüzikinci ayetinde, firavunlar zamanında yapılan sihirler ile Babil’e gönderilen iki meleğin (Harut ve Marut) sihirle ilgilerinden bahsetmiştir.

      Felâk ve Nâs surelerinin, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi veselleme karşı yapılmış bir sihir teşebbüsü üzerine geldiğini gösteren rivayetler vardır.

     Akla şöyle bir soru gelebilir. Sihrin gerçekten tesiri var mıdır? Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Sihri yapanlar, Allah’ın izni olmadıkça kimseye hiçbir zarar veremezler.” (Bakara; 103)

      Hakiki tesir, ne sihirde, ne tabiatta, ne ruhta, ne semada, ne arzda, ne şeytanda ne melektedir. Müessir-i hakiki (gerçek tesir eden) ancak Allah’tır. Menfaat de zarar da ancak O’nun izni ile hâsıl olur. O halde her şeyden evvel, Allah’tan korkmalı ve O’na yönelmelidir.

     Sihirbazın sihir yapması günah olduğu gibi bir Müslüman’ın herhangi bir probleminin çözümü için sihirbaza gitmesi de aynı şekilde günahtır.

     Enes bin Malik radıyallâhu anhudan rivayetle, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Kim, büyücüye (kâhine) gelir, onun dediklerine inanırsa Muhammed (sallallâhu aleyhi vesellem)’e indirilenden uzaklaşmış olur. Kim de inanmadığı halde, yine büyücüye giderse kırk gece kıldığı namaz kabul olunmaz.” (Taberâni)

    Günümüzde, maalesef insanlar kâhinlere, falcılara, çok rağbet ediyorlar. Oğulları, kızları evlenemediği zaman, ticaretleri iyi gitmediği zaman “Muhakkak bize sihir yapılmıştır, büyü yapılmıştır!” diyorlar.

     İnsanlar, sanki Allah-u Zülcelâl’in kaza ve kaderini unutmuşlar. Oysa insan bilmelidir ki her şey Allah-u Zülcelâl’in iradesiyledir. Her gecenin olması, insanların doğup büyümesi, ölmesi, bunların hepsi Allah’tandır. Başımıza ne gelirse bunun Allah’ın iradesiyle olduğunu, O’ndan geldiğini bilmemiz lazımdır. Allah’ın kudreti, her şeyin üzerindedir. O’na sığınalım ve tevekkül edelim. O bize yeter…

Kaynak: Büyük İslam İlmihali

Muelif: Seyda Muhammed Konyevi (k.s) Hazretleri

 


 
  Bugün 23 ziyaretçi (66 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=