hakka davet, davet hakkka, hakka davet sitesi, hakka sitesi davet, davet sitesi hakka, namaz, namaz ile ilgili bilgiler, taharet, tasavvuf, tasavvuf nedir, abdest, abdest nedir, abdestin farzları, abdestin sünnetleri, itikat, temel itikat bilgileri, allahın sıfatları Hakka Davet - Kabir Suali
   
  Hakka Davet
  Kabir Suali
 

KABİR SUALİ

İnsan ruh ve cesetten mürekkeb bir mahlûktur. Yürüyen, oturup kalkan ceset; düşünen, bilen, seven ve buğz eden de ruhtur. Bunun için ölüm neticesinde cesetten ayrılan ruhun, şuuru vei idraki yerindedir. Her insan öldükten sonra, mutlaka kendisine kabir suali sorulacak. Salih olan kişi kabrin saadetini, fasık da azabını görecektir. 

Kabir, cenazenin defnedildiği yere denilir. Bir insan öldüğü zaman, cesedi kabre konulur. Nefsi ise ölümden itibaren başlayıp tekrar diriltileceği ana dek, 'berzah âlemi' denilen bir âlemde bekler. Bu âlemde bulunuş zamanına, cesedin kabirde olmasına nazaran, "kabir âlemi", "kabir azabı" denmiştir. Fakat kişinin cesedi yansa, külleri savrulsa veya vahşi hayvan tarafından yenilse de berzahta bekleyip amellerinin neticesiyle karşılaşmaya başlayacaktır. Kabir azabına iman etmek lazımdır, çünkü sahih hadislerle sabittir. 

"Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellemden duydum, buyurdu ki: 'Kabir, ahiret duraklarından birincisidir. Kurtulanlar ve helak olanlar, bu merhalede ayrılırlar. Burada kurtulanlarn işi, sonraki duraklarda daha da kolay, helak olanların işi ise sonraki merhalelerde daha zordur. Kabirden daha korkunç bir manzara görmedim." (İbn Mâce, Zühd, 32)

Bu sırada sorgu melekleri gelip sual sorarlar. Her insan, dünyada nasıl bir hayat yaşadıysa kabirde melekler ona göre karşılanacaktır. Eğer dünyada iyi olarak, yani iman ve iyi amel sahibi olarak yaşamış ise kabirdeki hali de iyi olur. Dünya hayatını kötü olarak, günahlarla geçirmiş ise kabirdeki durumu da kötü olacaktır. 

Peygamberimiz sallallâhu aleyhi vesellem buyurmuştur ki: "Ölü mezara konulur. Salih kişi kabrinde endişesiz ve korkusuz oturtulur. Sonra ona; 'Hangi dinde idin?' diye sorulur. O; 'Ben İslâm dininde idim' diye cebap verir. Sonra ona; '(Resulullâh hakkında,) Şu zat hakkında ne diyorsun?' diye sorulur. O da 'Muhammed sallallâhu aleyhi vesellem Allah'ın Resulüdür. O, bize Allah katından apaçık ayetler getirdi; biz de O'nu doğruladık' diye cevap verir. Daha sonra bu ölüye; 'Sen Allah'ı gördün mü?' diye sorulur. O da 'Hiçbir kimse Allah'ı görmeye lâyık değildir' diye cevap verir. Bu soru ve cevaplardan sonra, onun için ateş tarafına bir pencere açılır.Ölü ona bakarak ateş alevlerinin birbirini kırıp yenmeye çalıştığını görür. Sonra ona; 'Allah'ın seni koruduğu ateşe bak' denir. Daha sonra, onun için Cennet tarafına bir pencere açılır. O da bu defa Cennetin süsüne ve nimetlerine bakar. Kendisine; 'İşte bu yer, senin mamaındır' denildikten sora; 'Sen samimi iman üzerinde idin, bu sağlam iman üzere öldün ve inşaallah iman üzerinde dirileceksin' denir." (İbn Mace, Zühd, 32)

Ölüp kabre konulan her insan, mutlaka sorguya çekilir. Eğer dünyada iman etmiş ve salih ameller işlemiş ise sorulara çok kolay bir şekilde cevap verir. Eğer hayatını imansız veyahut amelsiz olarak, günahlarl geçirmiş ise sorulara çok zor cevap verir veyahut hiç veremez ve o andan itibaren ceza ve azap görmeye başlar. Nitekim Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur. " (Tirmizî, Kıyame, 26)

Ölmüş olan mü'minlere, sadaka ve duanın çok menfaat verdiğine inanmak gerektiğini de belirtmiş olalım. Nitekim Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem, bir hurma dalını ikiye bölmüş ve bir mezara yarısını, diğerine de diğer yarısını dikmiş ve şöyle buyurmuştur: "Kurumadıkları müddetçe, mezarda yatanların azaplarını hafifletmesi umulur." (Buhâri, Müslim) Buradan da anlaşılıyor ki sadaka,, dua ve Kur'an okumak da ölüye fayda verir. Çünkü o hurma dalları, yaş kaldıkları müddetçe mezardekilere (rahmetin inmesi sebebiyle) faydalarının dokunacağı umuluyorsa, mü'minin vereceği sadakadan, okuyacağı duadan ve Kur'an'dan istifade etmesi daha evladır. 

Kaynak: Büyük İslam İlmihali
Muelif: Seyda Muhammed Konyevi (k.s) Hazretleri


 

 
  Bugün 23 ziyaretçi (90 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=