hakka davet, davet hakkka, hakka davet sitesi, hakka sitesi davet, davet sitesi hakka, namaz, namaz ile ilgili bilgiler, taharet, tasavvuf, tasavvuf nedir, abdest, abdest nedir, abdestin farzları, abdestin sünnetleri, itikat, temel itikat bilgileri, allahın sıfatları Hakka Davet - Sulara Dair Hükümler
   
  Hakka Davet
  Sulara Dair Hükümler
 
Hakka Davet sitesinin Temizlik(Taharet) sayfasının Sulara Dair Hükümler alt sayfasıdır. 


SULARA DAİR HÜKÜMLER
  Suların Kısımları
  Temizlik yönünden sular ikiye ayrılır: A) Mutlak Sular, B) Mukayyed Sular. 
  
  A) Mutlak Sular
  Allah-u Zülcelal'in yarattığı asli vasıf olan, tabiatı bozulmamış ve içine başka bir şey karışmamış sulardır. Mutlak suyun üç sıfatı vardır; rengi, kokusu ve tadır. İki de tabii olan hususiyeti vardır: incelik ve akıcılık.
   Temizlikte kullanılması caiz olan (Mutlak) suları kaynakları bakımından yedi kısımdır: 
 
  1. Yağmur suyu,
  2. Deniz suyu, 
  3. Nehir suyu,
  4. Kuyu suyu,
  5. Kar suyu,
  6. Dolu suyu,
  7. Pınar suyu
  Hanefi mezhebine göre, mutlak sular temizlik bakımından beş kısma ayrılır:
  1- Hem temiz hem de temizleyici olup mekruh olmayan sular. Bunlar; içine hiçbir şey karışmamış ve akıcılık, incelik gibi vasıflarını kaybetmemiş saf sulardır. 
  2- Temiz ve temizleyici, fakat mekruh olan sulardır. Bunlar da kedi, evcil tavuk, yılan ve fare gibi hayvanların artığı olup az hükmünde (25 metrekarelik havuzlardan küçük) sulardır.
 3-Temiz fakat temizleyici olmayan sular. Bunlar; abdest veya gusüldeki abdestsizliğin, cünüplüğün giderilmesinde kullanılmış bulunan sulardır. Ağaç ve meyve sularıyla, kendiliğinden çıksa bile, abdest almak açık olan söze göre sahih değildir. Ve yine içinde nohut gibi bir şey pişirilmek veya içine başka bir şey düşüp karışmak suretiyle, bu yabancı maddelerin galip gelmesiyle, incelik ve akıcılık gibi tabi özelliklerini kaybeden sularla abdest almak caiz değildir. 
 4- Pis ular; içine pislik düşen, durgun ve her kenarı on zira (yaklaşık 25 metrekare)'den az olan sulardır. Az ve görünmeyen şeyin tadı, kokusu ve rengi bakımından eseri görünmese bile pistir. İçine düşen şeyi eseri görünürse akarsular da pis olur. 
 5- Temizleyiciliği ve şüpheli olan sular; eşek ve katırın içtiği az miktardaki sulardır. (Fethu'l-Kadir, 1/48-58; Merakı'l-Fellah, 3; Reddü'l-Muhtar, 1/186) 

  Şafii mezhebine göre, mutlak sular temizlik bakımından dörde ayrılır: 
  1- Hem temiz hem de temizleyici olup kullanılması mekruh olmayandır. Bu da gökyüzünden inen veya yer altından çıkan, rengi, tadı ve kokusu değişmeyen sudur. 
  2- Hem temiz hem temizleyici olup vücutta kullanılması mekruh olan sudur. Güneşin altında ısınmış su gibi. 
  3- Temizdir, fakat temizleyici değildir. Bu da üç çeşittir: 
  a) Gül gibi temiz bir şey ile karışan temizleyici sudur. Karıştıktan sonra temizleyici vasfını kaybeder. Ne abdestte, ne gusülde ve ne de necaseti izale etmede kullanılması caiz değildir.
   b) Kulleteyn'den az, müsta'mel olan sudur. Kulleteynin hacim miktarı bakımından; eni, boyu ve derinliği altmışar cm. olan bir havuz veya çapı 48, derinliği 96 cm. olan bir küp veya bir silindir. Bu miktardan az olan su, az su sayılır. Müsta'mel olan su ise abdestin veya guslün farzında veya necasetin izalesinde kullanılmış olan sudur.
   Buna göre, mazmasza, iştinşak ve azaların ikinci veya üçüncü defasında, nafile olan gusüllerde müsta'mel olan su, hem temiz hem de temizleyicidir. Müsta'mel olan su bir araya gelip kulleteyn olursa hem temiz hem de temizleyici olur.
  c) Bitki, ağaç, kavun ve karpuz gibi şeylerden akan sudur. 
 4- Müteneccis sudur ki; içine necaset düşen sudur. Bu da iki çeşittir: 
   a) Kullateyn olup, rengi, tadı veya kokusu necasetle değişen sudur. 
  b) Kulleteyn'den az olup içine necaset düşen sudur. Mezkûr vazıflarından biri değişsin veya değişmesin farkı yoktur. Müteneccis olan su, ne abdest, ne gusül, ne de necaseti izalet etmekte kullanılamaz. Yalnız ekin, ağaçları sulama ve haybanlara içirmekte kullanılabilir. 
   
  B) Mukayyed Sular
  İçine herhangi bir maddenin karışmasıyla aslî vasfı bozulmuş olan sulardır. Mutlak suyun içine mukayyed su karışır ve suyun üç vasfından biri veya ikisi değişir ise mukayyed su hükmünü alır. Mesela, bir mutlak suya, süt gibi renk ve tattan ibaret iki vasfı (çünkü sütün kokusu yoktur) içecek madde veya karpuz suyu gibi yalnız bir vasfı (karpuzun yalnız tadı vardır) bulunan bir sıvı karışarak, mutlak suda bu vasıflardan biri galip gelse veya sirke gibi üç vasıflı (renk, tat, koku) bir sıvı karışıp bu vasıflardan ikisi mutlak suya galip gelse, artık o su, mukayyed olur. 
  Mutlak olan su, yosun tutarak veya bekleyerek renk ve kokusu değişirse veya tadını değiştirmeyecek miktarda sabun, zaferan, toprak ve yaprak gibi temiz ve katı şeyler düşerse veya içinde mısır ve nohut gibi akıcılığının değiştirmemek şartıyla, üç vasfı bozulmuş olsa da mutlak su hükmünden çıkmaz. Ancak suyun tabiatı olan incelik ve akıcılık hali değişirse, su mukayyed olur.
  Saf ve kullanılmamış ola suya, iki misli kullanılmış su karışırısa o su ile abdest alınmaz. Aksi halde alınabilir. Yani, kullanılmış suya ili katı saf su karışırsa bu suyla abdest alınabilir. Çünkü galibiyet (çokluk) temiz suda olur. 
  Mukayyed sular iki kısımdır: a) Mutlak su iken yabancı bir maddenin içine karışması ile meydana gelen sulardır. b) Kavun, karpuz, üzüm ve gül suları. 
   Artık Suların Hükmü
   Hanefi mezhebine göre, artıkların hükmü, içenin etinini temiz veya necis olma durumuna göre değişir. Bu durumda Hanefi mezhebine göre, artıklar dört çeşittir: 
   1- Temiz ve temizleyici olan, kullanılması da mekru olmayan artıklar; ağızları temiz olan insanların, eti yenilen hayvanların artıkları gibi. Bu tür artıklar, temizdir ve temizleyicidir. Bu artıklarla her türlü temizlik yapılabilir. Hatta İbn Münzir şöyle demiştir: "Ehl-i Lilim, eti yenenin artığı olan suyun içilmesi ve onunla abdest almanın caiz olduğu hususunda icma etmişlerdir. 
   2- Temiz ve temizleyici olduğu halde, kullanılması tenzihen mekruh olan artıklar; kedi, fare, başıboş bırakılmış tavuk gibi hayvanlar ile şahin ve doğan gibi yırtıcı kuşların artıklarını kullanmak tenzihen mekruhtur. Bu tür sudan başka bir suyun bulunmaması halinde, bu su artıkları kullanılabillir. Fakat temiz başka bir suyun bulunması halinde, bu artıkları kullanmak tenzihen mekruhtur. 
  3-Şüpheli artıklar; eşek ve katırların artığıdır. Hanefi mezhebinin görüşü, katır ve eşeğin tükürüğünün temiz olduğu şeklindedir. Şüphe temizleyici olup olmadığındadır. 
  4- Temiz olmayan artıklar; herhangi bir temizlikte kullanılamayan sulardır. Köpek ve domuz gibi her şeyi pis olan hayvanlar ile pars, kurt ve aslan gibi yırtıcı hayvanların artıkları sular gibi. Bu tür sularun herhangi bir taharette kullanılması caiz değildir. (Durrü'l Muhtar, 1/205; Fethu'l-Kadir, 1/74)
   Şafii mezhebine göre, insanların, eti yenilen hayvanların, kedi, fare, gelincik, yılan, kertenkele, at, katır, eşek gibi eti yenen ve yenmeyen yırtıcı hayvanların tamamının artığı temizdir. İçilmesi ve onunla abdest alınması caizdir. Köpek ve domuzun, onlardan veya birinden doğanın artığı necistir. Hatta domuz ve köpek gibi hayvanların salya, idrar ve diğer nemli şeylerine değmek suretiyle necis olan bir yer; temiz toprakla bulandırılmış suyla bir sefer, temiz su ile de altı sefer yıkamakla temiz olur. (Muğni'l Muhtac, 1/83; el-Mecmu, 1/227)
   Kuyular ve Kuyuların Temizlenmesi
   Hanefi mezhebine göre; kuyular, suları ne kadar çok olursa olsun, yüzeyleri yüz arşına ulaşmadıkça küçük sular hükmündedir. (Arşın; orta parmağın ucundan omuza kadar olan uzunluktur.) Suyu kullanılmaz hale getirecek derecede, içine bir necaset düşen kuyu suyunun tamamını veya bir kısmını çekip boşaltmak mümkündür. 
   Bir kuyuya insan veya bir hayvan düşer ve bedeninde necaset olmak kaydıyla diri olarak çıkarsa, insan ve eti yenen hayvandan dolayı kuyu suyu necis olmaz. 
    Kuyunun içine insan, koyun ve keçi gibi büyük cüsseli bir hayvan düşer ve içinde ölürse; kuş ve fare gibi küçük bir hayvan kuyuya düşerek kuyu içinde şişerse veya eti dağılır tüyleri dökülürse; kan ve idrar gibi sıvı bir necaset kuyunun içine akarsa; kedi ve köpek gibi eti yenmeyen bir hayvanın tersi yahut kuyunun içine domuz düşerse, böyle bir kuyuyu temizlemek için, içindeki suyun tamamını çekmek gerekir. Kuyunun suyu devamlı artıyorsa; iki yüz kova su çekilir. 
   Kuyuya düşen tavuk, kedi ve bunlar gibi küçük hayvan kuyuya düşerek ölür de şişmeden kuyudan çıkarılırsa en az kırk kova su çekmek suretiyle kuyu temizlenmiş olur. Bu durumda altmış kova çekmek müstehaptır. 
   Kuyuya düşen fare, serçe ve bunlar gibi küçük bir hayvan kuyuya düşerek ölür de şişmeden kuyudan çıkarılırsa; en az yirmi kova kuyudan su çekmek suretiyle, kuyu suyu temizlenmiş olur. Bu durumda otuz kova su çekmek müstehaptır. 
   Balık ve kurbağa gibi kanı olmayan hayvanlar ile suda yaşayan hayvanların kuyuda ölmesi, kuyu suyuna bir zarar getirmez.  
   Çıkarılacak suda kullanılacak kovanın hacminde muteber olan, o kuyunun kovasıdır. Eğer yoksa muteber olan 2.5 kg. ya da 2.75 litre alacak bir kovadır. Suda ölü bir hayvan bulunduğunda, şişmemiş ise bir gün bir gece önce öldüğüne hükmedilir. O müddet zarfında o sudan abdest veya gusül alınmış ise kılınan namazlar iade edilir. (Durrü'l-Muhtar, 1/194; Fethu'l-Kadir, 1/68; Meraki'l-Fellah, 11)
   Şafii mezhebine göre, kuyu suyu kulleteynden az olup, içine necaset düşerse müteneccis olur. Ancak bağışlanmış olan necaset kendi kendine veya rüzgar vasıtasıyla içine düşerse zarar vermez. Kuyu suyu  kulleteyn ve daha fazla olup içine bir necaset düşerse müneteccis olmaz. Yalnız, suyun üç vasfından (rengi, tadı ve kokusu) birisi değişirse müteneccis olur. Fare ve kuş gibi tüylü bir hayvan kuyuya düşer ve tüyü dökülür de suyun vasıflarından hiçbiri değişmezse, su temiz sayılır. Ancak kullanılması mümkün değildir. Çünkü ondan çekilen her kovada tüy bulunabilir. Bunun için sarnıç olursa bütün suyu, kaynak suyu olursa içinde bulunan su miktarının çekmek gerekir. 
 Suyu az olan bir kuyu müteneccis olursa, bütün suyu çekilse de temizlenemez. Çünkü dibi de müteneccistir. Temizlenebilmesi için suyun, kulleteyn olacak kadar çoğaltılması gerekir. (Muğni'l-Muhtac, 1/24-29; el-Mecmû)
   Temiz Olan Eşya Çeşitleri
 Esasen bütün yeryüzü, bütün madenler, bütün sular, bütün otlar, ağaçlar, çiçekler ve meyveler, domuzdan başka hayvanların üzerlerinde pislik olmamamk kaydı ile bedenlerinini dışı temizdir. 
  - Bir su kovası, domuz kılları ile yapışmış olan bir fırça ile boyanıp boya kuruyarak, suda boydan bir kiz kalmazsa, kova temiz sayılır. Onunla kuyudan su çekilebilir.
  - Bir şeyin temiz sayılması, onun yenilip içilmesinin helal olmasını gerektirmez. Nice zehirli sular ve nice sarhoşluk veren otlar vardır ki, bunlar temiz oldukları halde yenilip içilmeleri haramdır. 
  - Domuzun dışında, boğazlanıp kanı akıtılan bütün hayvanların deri, ciğer, yürek, dalak ve damarları ile etleri arasında kalıp akmayan kanları temizdir. Bit, pire ve tahtakurusunun kanları da pis değildir. 
 -Su içinde yaşayan hayvanlardan suda ölen balıklar ve diğer hayvanlar da temizdir. Bununla beraber bu deniz hayvanlarından bir kısmı (timsah, yılan, kurbağa)nın yenmesi haramdır. 
  - Güverxin, serçe ve saksağan gibi eti yenen ve havada pisleyen kuşların tersi temizdir. Doğan, şahin, atmaca gibi eti yenmeyen kuşların tersleri, İmam-ı Azam ve Ebu Yusuf'a göre temizdirdir.
   - Kesimden sonra damarlarda ve ette kalan kan temiz olup etle beraber yenilmesi helaldir. Tavuğun ölümünden sonra çıkan yumurta temizdir, yenilebilir. 
    - Ölmüş bir koyunun mememsinden çıkan süt de temizdir ve İmam-ı Azam'a göre içilebilir. İki imama göre süt temiz ise de memenin pis olmasından dolayı içilmez.
    - Kokmuş et, ekşimiş yemek, acılaşmış yağ, kokup kurtlanmış et veya peynir, bu durumda temizliğini kaybetmiş olmaz. Fakat bunların sağlığa zararlı olmaları itibarıyla yenmeleri uygun değildir.
   - Sarhoşluk veren şey; ister içki olsun, isterse kuru üzüm veya hurma ve bunun benzeri gibi şeylerden yapılmış şerbet olsun necistir. Haşhaş, afyon ve ban otu temiz olduğu halde, aklı giderdiği için kullanılması haramdır.  
    - Ev kedilerinin idrarı, dokunduğu kapları ve içine düşen suyu pis eder. İğne ucu kadar ve iğne deliği kadar küçük olan serpintileri bir vücuda, bir yere veya bir elbiseye sıçrarsa, o yerler pis sayılmaz. Fakat durgun ve az olan suyu kirletir. 
    - Şafii mezhebine göre; köpek ve domuz ile bunların unsurlarının dışında kalan bütün hayvanlar temizdir. 
   - Caddelerin sert ve yumuşak olan çamurları, temizdir. Ayak ve elbisesinde necaset eseri görülmedikçe, kıldığı namaz sahihtir. 
    - Üzerinden ayrılmadıkça (çok da olsa) şehidin kanı temizdir. 
    - Uyku halindeki insanın ağzından akan salya, ister tükrük bezlerinden, ister se mideden gelsin, temizdir. 
   - Kuru olan yağa fare değmişse, değdiği yer kesilip geri kalanı temizdir. Ancak sıvı olan yağa fare düşerse, yağ necis olup yenilmez. Fakat yakılmak veya herhangi bir eşyayı yağlamak suretiyle, kendisinden fayda sağlanabilir. 
Kaynak: Büyük İslam İlmihali
  Muallif: Seyda Muhammed Konyevi (k.s) Hazretleri


 
 

 
  Bugün 23 ziyaretçi (39 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=